24 Temmuz 2008 Perşembe

DOĞRU İŞTE MİSİNİZ?

DOĞRU İŞTE MİSİNİZ?Size bugün Philip Carter ve Ken Russel tarafından geliştirilmiş bir "Doğru İşte Misiniz?" psikometrik testini uygulasam ne dersiniz? Haydi bakalım aşağıdaki soruları yanıtlayın ve bakın bakalım acilen iş değiştirmeniz gerekiyor mu!

1) Çalışma Nedeniniz Nedir?

A) Para İçin

B) Para ve bir şey yapmış olmak için

C) İş tatminin ve para için2)

2)Ne kadar sıklıkla yeni bir işe başvuruyorsunuz?

A) Yılda ikiden fazla

B) Yılda iki kez

C) Yılda ikiden az

3) İş felsefenizi hangisi en iyi tanımlar?

A) Hayatın angaryası

B) Hayattır

C) Eğlenceli olmalı

4) İş Arkadaşlarınızla ilişkilerinizi nasıl?

A) Onlara dayanamam

B) Eh işte şöyle böyleyim

C) Arkadaşlarım ve meslekdaşlarımdır

5) Normal bir günün sonunda bitmemiş bir işiniz var. Ne yaparsınız?

A) Eve gider sonraki sabah bitiririm

B) İşi bitirir fazla mesai isterim

C) Fazla mesai ödenmese de işi bitiririm

6) Patronunuzla ilişkiniz nasıl?

A) Çok iyi değil

B) Tatminkar

C) Patron benim

7) Bir hafta tatilden sonra, Pazartesi uyandınız ne düşünürsünüz?

A) Bütün hafta bu anı yaşamaktan korktuğumu

B) Kürkçü dükkanına döndüğümü

C) Geçen hafta olan biteni öğrenmek için işe erken gitmem gerektiğini

8) İşinizi nasıl değerlendirirsiniz?

A) Sıradan

B) Daha ilginç olabilir

C) Yaptığım işten hoşlanıyorum

9) Bir günün sonunda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

A) Bir günün daha bittiğine mutlu olurum

B) Zihinsel ve fiziksel olarak yorgun hissederim

C) Tatminkar

10) Saatine baktınız saat öğlenden sonra 3..Mesai bitimine iki saat var. Ne hissedersiniz?

A ) Daha iki uzun saat var.

B) Beşe kadar nasıl işlerimi bitireceğim

C) Ne çabuk 3 olmuş

11) İş yerinde hangi sıklıkla incinirsiniz ya da kalbiniz kırılır?

A) Hergün

B) Haftada birden fazla

C) Çok nadir

12) Hangi sıklıkla kendinizi hasta hisseder ve iş gitmezsiniz?

A) Yılda beşten fazla

B) Yılda beşten az

C) Yılda ikiden az

13) Pazar öğleden sonraları ertesi gün işe gideceğiniz için strese girer misiniz?

A) Evet sık sık

B) Bazen

C) Asla

14) Mesai saatleri içinde kaç kere saate bakarsınız?

A) Her saat başı

B) Günde bir iki kere

C) Nadiren

15) İşle ilgili en fazla neye üzülürsünüz?

A) İş güvenliği

B) Yapacak çok iş olması

C) İş için çok yeterli ve profesyonel olmak

16) Yeni teknolojilere karşı tutumunuz nedir?

A) İstemem ve kaçınırım

B) Kabul etmek zorundayım ama kendimi uyarlamama konusuna takarım

C) Benim için heyecan verici bir meydan okumadır.

17) Hizmet-içi eğitime gitmeniz istendi. Ne dersiniz?

A) Başım hoş değil. Mümkünse dışarıda bırakın.

B) İyi ama katılamam çok meşgulüm.

C) Eğer yaptığım işle ilgiliyse memnun olurum

18) Çalıştığınız yerde kendinizi ne kadar sorumlu hissedersiniz?

A) Çok değil. Orada işimi yapmak için varım

B) Ne olup bittiğini bilirim ama temel sorumluluğum işimi yapmak.

C) Büyük sorumluluk hissederim

19) İş arkadaşlarınızla ne kadar sık gülersiniz?

A) Çok sık değil

B) Bazen

C) Oldukça sık

20) İşte hayal kurar mısınız?

A) Evet, sık

B) Hayal kurmaya zamanım yok

C) Nadiren

21) İş yeri bülteninde hobilerinizi yazmanız istendi. Ne yaparsınız?

A) Çalışma saatlerinde yazar ve iş dışı hoş bir aktivite olduğunu düşünürüm.

B) Yazarsam fazla mesai ödenip ödenmeyeceğini sorarım.

C) İş dışı zamanda yazarım

22) Mesainiz 8.30’da başlasa siz işe 20 dakika önce gitseniz. Ne yaparsınız?

A) Çalar saatime ne olduğunu sorgularım.

B) İş saatine kadar gazete okurum.

C) Hemen işe başlarım.

23) İşteki sosyal olaylara ne sıklıkla katılırsınız?

A) Hiç

B) Arasıra

C) Çok az

24) Aniden iş yerinizin başka bir bölgedeki başka bir vilayete taşındığı haberi verildi. İki seçeneğiniz var. Taşınmak ya da tazminatınızı alıp ayrılmak. Ne yaparsınız?

A) Üzülmem. Tazminatımı alır başka iş bakarım.

B) Üzülürüm. Çok zor bir karar derim.

C) Taşınırım.

25) Öğle yemeği saatinde çalışır mısınız?

A) Asla

B) Daima

C) Bazen

Değerlendirme:

Her C şıkkı için kendinize 2,

B için 1,

A için de 0 puan verip, tüm puanlarınızı toplayın.

40-50 puan arası aldıysanız…Şanslısınız. Sevdiğiniz bir ortamda çalışıyorsunuz. Pazartesi sendromu yaşamıyorsunuz. Finansal nedenler olmadığı sürece işinizi değiştirmeniz zor.

25-39 arasındaysanız…İş tatmini açısından ortalama durumundasınız. Bazen iş moraliniz yüksek bazen de çok düşük. İş işte..Ucunda para olmasa çalışmayacaksınız. Haftasonunu iple çekiyorsunuz. İşinizin hoşa giden tarafını iyi yapıyor diğer kısmını nasıl geliştireceğinizi düşünüyorsunuz. Daha uygun bir iş bulsanız sıçrayacaksınız. Ama dikkat, evdeki bulgurdan olmak da var.

25’ten azsanız..Acil durum! Önce yaptınız işi çalıştığınız yerde değiştirmeye çalışın. Olmazsa dışarıya bakın. Kariyerinizi geliştirmek için bu şart. İş yaşamındaki moralsizlik yakında özel yaşamınıza da sıçrayabilir. Cesur yürek olmak lazım! Seçim yazım.

Kaynak: Ali Atıf Bir

19 Temmuz 2008 Cumartesi

Mülakatlarda En Çok Sorulan Sorular

1.Üniversite seçiminizdeki nedenleri nasıl belirtirsiniz? Bu üniversite size neler kazandırdı?
2.Beş yıl içerisinde kendinizi nerede görüyorsunuz?
3.Bireysel bilgi toplamada mı yoksa başkalarıyla işbirliği içinde çalışırken mi daha verimli oluyorsunuz?
4.Kısa dönem hedeflerinizden bahseder misiniz?
5.İşlerinizi nasıl planlarsınız?
6.Çalışma hayatında karşılaştığınız kişilerin en çok hangi hareketleri sizi kızdırır? Bu durumda ne yaparsınız?
7.Sizce bu işin gerektirdiği en büyük özellik nedir?
8.Şirketimiz hakkında ne derece bilginiz var?
9.Zihninizi dağıtmak için neler yaparsınız?
10.İşinizde sizi ne motive eder?

Yeni İşe Uyum Sağlamanın Yolları

Yeni işinizdeki ilk hafta heyecan verici geçiyor. Farklı ve yeni bir şeyler yapmaya can atıyorsunuz. Belki de yepyeni bir sektöre, hukuktan finansa, ya da teknolojiden sağlığa geçiyorsunuz. Ne olursa olsun, yeni bir işe başladığınızda farklı bir işletim sistemi veya farklı bir program gibi değişimlere adapte olmak durumundasınız. Buna hazırsınız belki de ama her şeyi hızlı ve iyi bir şekilde öğrenme gereğinin baskısını da hissedeceksiniz. Paniğe kapılmaya gerek yok. Daha önce de değişim yaşamışsınızdır mutlaka. Şimdi çok yabancı gelen şeyler bir süre sonra normal gelmeye başlayacak. İşte işinizi kolaylaştıracak birkaç öneri: Soru sormaktan çekinmeyin Yöneticiler bazen çalışanlardan geleceği görmelerini, yapılacakları bilmelerini bekler. Ama siz yine de her şeyi açık açık sorun. Bugünün iş dünyasında çalışanlar gittikçe daha fazla yöneticiye raporlama yaparken, farklı insanların farklı talepleri olabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Tek bir kişiye bağlı olarak çalışabilirsiniz. Bu durumda sorularınızı yöneltebileceğiniz kişi bellidir. Fakat çoğu iş yerinde hiç kimse tüm soruların yanıtını bilmez ve her zaman ulaşılabilir durumda değildir. Bu yüzden, hangi soruyu kime soracağınızı iyi belirlemelisiniz. Herkesin benzer görevlerde bulunduğu bir takımın üyesiyseniz, soru sorabileceğiniz çok kişi vardır. Bilgisayar ile ilgili soruları IT uzmanlarına, kargo sorularını idare işlerini takip edenlere, sözleşme ve haklarınız ile ilgili soruları ise insan kaynakları personeline sorabilirsiniz. Sizin yeni olduğunuzu bileceklerinden, yardımcı olacaklardır. Doğru zamanı seçinÇalışma temposu hiç düşmeyen bir iş yerinde, tekrar eden sorularınız can sıkıcı olmaya başlayabilir. Birine soru sormadan önce, ne yaptığına bakın ve işini bölmeyin. Bunun için vücut diline ve ses tonuna dikkat edin. Bir şey üzerinde çalışıyor ve gergin mi? Eğer öyle ise, sorunuz bekleyebilir mi? Daha uygun bir zamana kadar bunu erteleyip başka bir iş ile meşgul olabilir misiniz? Bir diğer yol olarak, başka birine sormayı deneyebilir veya sorularınızı biriktirerek iş arkadaşınızı/şefinizi sadece bir kere rahatsız edebilirsiniz. Uygun olduğu zamanda görüşme talep edebilir veya e-posta yollayarak uygun zamanında cevaplamasını isteyebilirsiniz. Not alınYeni işinizde ilerlemek için bilgiye her an ulaşabilmeniz gerek. İşle ilgili notlar alın ve bunları düzenli tutun. İşiniz gereği masanızda fazla durmuyorsanız, panoya yapıştıracağınız notlar işe yaramayacaktır. Onun yerine küçük bir not defteri taşıyabilirsiniz. Örnek isteyinBir belgenin nasıl hazırlanacağını veya bir formun nasıl doldurulacağını bilmiyorsanız, sıkıştığınızda bakabileceğiniz bir örnek isteyin. Bu örnekleri saklamayı da unutmayın. Kurslara katılınBirçok şirket, çalışanlarının yeni program veya sistemlere daha iyi ve hızlı uyum sağlayabilmesi için onlara eğitim imkanı veriyor. Yöneticinize böyle kurslar varsa katılmak istediğinizi söyleyebilirsiniz. Internet üzerinden veya eğitim CD’leri ile yerinizden bu eğitimi almanız mümkün olabilir. Son olarak, derin bir nefes almayı unutmayın. Hızla uyum sağlamanız gereken bir ortama girdiğinizde, baskıyı hissedersiniz. Ancak, yeni görevleri hızla yerine getirme çabası, hata yapma olasılığınızı ve stresinizi artırır. Gerilmemeye çalışın...

11 Nisan 2008 Cuma

Türk Yöneticilerin Maaşları Zengin Ülkeleri Solladı

Data Expert'in ücret eğrileri ile ilgili yapmış olduğu araştırma, 5.000 çalışan ve 95 firmanın katıldığı görüşmeler sonucu toplam 15.000 personel değerlendirilerek tamamlandı. 2005 yılı ücretlerinin baz alındığı araştırmaya göre Türkiye'deki üst düzey yöneticiler bir yıl içinde aldıkları ortalama maaşları ile kişi başına yıllık ortalama geliri 30.000 doları bulan ülkelerdeki meslektaşlarını bile geride bıraktı. Yıllık dünyanın en yüksek yönetici maaşlarını veren İsviçre, Danimarka, Almanya ve Avusturya'nın ardından yılda ortalama 120.000 euro ile en fazla kazanan üst düzey yöneticiler Türkiye'den çıktı. ABD, Hollanda, İngiltere, Norveç gibi ülkeler ise yönetici maaşları söz konusu olduğunda Türkiye'nin ardından geliyor. Ancak brüt maaşın dışında toplam yönetici gelirleri prim, yan ödemeler, tatil ücretleri, satış komisyonu, kar payı, performans değerlendirme vb. ödemelerin eklenmesi ile hesaplandığında Türk yöneticiler 10. sıraya düşüyor. Data Expert'ten Hasan ALTUNKAYA konuyla ilgili şöyle değerlendirme yaptı: "Türkiye'de asgari ücret 220 euro, Hollanda'da 1000 euro. Oysa Türkiye'deki üst düzey yöneticilerin ortalama maaşları Hollanda'dakilei geçiyor. Bu durum Türkiye'deki gelir dağılımı adaletsizliğinin de bir tür göstergesi. Her ne kadar benim çalıştığım alan bu olsa da, ben dahi rahatsız oluyorum. Bu durum şirketlerde çalışanlarda genel bir haksızlık duygusu uyandırıyor. Üst düzey önetici ile onun hemen altında çalışan kişilerin aldıkları ücetler arasında korkunç bir makas var. Bunun sebebi ise şu: Türkiye'deki şirketler henüz çok genç. Bu mantıkdışı durumun düzeltilmesi konusunda şirket kültürleri de hazır değil".Kaynak: Sabah İşte İnsan Gazetesi

Yetiş anneanne çalışan kızın doğuruyor

Kariyer yaparken aynı zamanda çocuk da büyütülebilir mi? İşte bu açmazı yaşayan pek çok kadın ya işinden ya da hayalindeki çocuğundan vazgeçmek zorunda kalıyor. Aktüel dergisinin bu haftaki sayısında; 'çocuk da yaparım, kariyer de' diyen dört başarılı kadın bu işin sırrını açıklıyor. Çocuklu kariyer sahibi kadının ardındaki güç: Anneanne. Ayda 10 günü yurtdışında geçiriyor Boğaziçi Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler okurken asistan olarak işe başlayan Serfinaz Altun, 10 yıllık çalışma hayatı sonucunda şu anda bulunduğu noktaya gelmiş. Çalışırken çocuk yapmaya hatta evlenmeye cesaret edemeyen kadınları anlamadığını söyleyen Altun, 24 yaşında tam da kariyerinin başında evlenmiş. 5 yıl sonra da kızı Alara'yı dünyaya getiren Altun'a göre işte de evde de mutlu ve başarılı olmanın yolu, doğru organizasyon ve program yapabilmeden geçiyor. İşi nedeniyle ayın 10 gününü yurtdışında geçiren Altun, seyahatlerinden en az bir hafta öncesinde Alara ile ilgilenecek aile büyüklerine haber veriyor. Kaliteli yaşasınlar diye çalışıyor Çokuluslu bir ilaç firmasında çalışan Esra Doğanay, çocuklarının her zaman ilk sırada yer aldığını ama onlara daha kaliteli bir yaşam sunabilmek için de çalışmanın şart olduğunu söylüyor. Doğanay, bu şekilde dengeyi sağlayabildiğini ifade ediyor. 12 yaşındaki büyük oğlu Barkın aylıkken Boğaziçi Üniversitesi'nden mezun olan Doğanay; mastır yaparken de çalışmış, Barkın'ı büyütmüş ve küçük oğlu Doruk'u dünyaya getirmiş. Doğanay, tüm bunları bir arada yürütebilmesini de sporcu kişiliğine bağlıyor. Belki de bu yüzden oğulları da aynı sporla uğraşıyor. Çocukları onunla gurur duyuyor Altı yıllık tıp eğitimi, ihtisas ve devlet hastanesinde yoğun iş temposu... İşte tam bu sıralarda iki çocuk birden yapmış Nursen Şen. Şimdi özel sektörde lazer operasyonları ve başhekimi sorumluluğu ile kariyerine devam eden Şen'in de en büyük yardımcısı kendi annesi olmuş. Başta sadece üç aylığına gelen anneanne o gün bugündür tam 14 yıldır evine dönememiş. Genç yaşta hem anneliği hem de doktorluğu başarıyla yürütmenin mutluluğunu yaşadığını söyleyen Şen'in şu anda 14 ve 9 yaşında olan iki oğlu da hallerinden epey mutlu... Çocuklar "Biz annemizin başarılarıyla övünüyoruz" diyor. Önce işini yapmış sonra doğumu Tam kızının doğumuna birkaç gün kala uluslararası bir toplantıya ev sahipliği yaptığını söylüyor Zümrüt Erkan. Hatta Belçika'da yapılması gereken toplantı, Erkan hamile diye İstanbul'a alınmış. İyi ki de alınmış çünkü Erkan toplantının bitmesiyle birlikte doğum için hastaneye kaldırılmış. Boğaziçi Üniversitesi mezunu olan Erkan 13 yıldır aynı firmada çalışıyor. Kızı Deniz'in özellikle bebeklik döneminde biraz zorlandığını söyleyen Erkan, eşinin ve annesinin yardımlarıyla kariyerinden hiçbir zaman vazgeçmemiş. Zaten altı yaşındaki Deniz de annesinin çalışmasının çok normal buluyor ve başka türlü bir hayat düşünemiyor. sabah.com.tr

13 Mart 2008 Perşembe

Sayısal Loto Bayiliği Şartları

Bayi ile ilgili şartlar:
18 yaşını bitirmiş ve rüştünü kazanmış olmak,
Yüzkızartıcı, hürriyeti bağlayıcı ve ağır ceza suçlarından hüküm giymemiş olmak, Akli özür bulunmamak.
İşyeri ile ilgili şartlar:
Sayısal Oyun bayilikleri gerçek ve tüzel kişilere verilir. Başvuruda bulunulan işyerinde en az 1 (bir) yıldır faaliyet gösteriliyor olmalıdır.(3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun değişik 21.Md 1.fıkrasının (d) bendinde sayılan gerçek kişiler hariç)
İşyeri, insan yoğunluğunun olduğu cadde üzerlerinde veya işlek bir sokakta yada iş merkezlerinde bulunmalıdır,
Bayilikler, gazete ve tekel bayilikleri, süpermarket, market, büfeler ile kuruyemiş, kırtasiye, cep telefonu, bilgisayar ve müzik kaseti satan işyerlerine ve sayılan bu işyerlerinde Milli Piyango bayiliği yapanlara verilir.
Mali şartlar
Sayısal Oyunlar bayiliği almaya hak kazananlardan 2000 ABD Doları nakit teminat alınır.
Sayısal Oyunlar bayiliği verilen işyerine, Türk Telekom A.Ş. tarafından tesis edilecek iletişim hattının; tesis, ölçüm ve kanal kira ücretleri, bayi tarafından ödenir.
Sayısal Oyun bayilik verilme usulü:
Yukarıda belirtilen şartlara haiz olan gerçek ve tüzel kişilerin başvurusuna, bir kura numarası verilmek suretiyle, Sayısal Oyunlar Yönetmeliği çerçevesinde Kur'a ile sayısal Oyun bayiliği verilmektedir.
Kura çekimi noter tarafından ve bayi adaylarının huzurunda yapılmaktadır.
Kura sonunda Sayısal Oyunlar bayiliği almaya hak kazananlara İdaremizce bayilik verilmektedir.
Kura ile belirlenenlerden, gerekli koşulları taşımadıkları sonradan tespit edilenler, bayilik için herhangi bir hak iddia edemezler.
Başvuru formuna ekleŞimdi Kaydetnecek belgeler:
Başvuru sahibinin nüfus cüzdanı fotokopisi (T.C.Kimlik Numarası ile birlikte)
Bayilik talep edilen işyerine ait vergi levhası ve işyeri çalışma ruhsatı fotokopisi(tüzel kişiler için ilave olarak Ticaret Odası belgesi ve Ticaret Sicil Gazetesi)
Bayilik talep edilen işyerinin cepheden çekilmiş bir adet fotoğrafı
Bayilik talep edilen işyerinin el ile çizilmiş adres krokisi.
Başvurunun formunun alınacağı ve başvurunun yapılacağı yerler:
Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü Loto Dairesi Başkanlığı Ziyabey Caddesi 22.Sokak No:1
06520 Balgat/ANKARA